mırıltı aslında hiç kesilmeden devam ediyor. Gözümüz okuyor, biz dinliyoruz. İçimizde bir ses okuyor, biz dinliyoruz. Yine içimizde daha derinden, kendini fark ettirmeyen bir ses okuyor, biz dinliyoruz. Muhakemenin yükselttiği kabul ya da itiraz kitabın sesinden sonra geliyor ancak. İşittin, Peki Dinledin mi? Dinliyoruz değil de işitiyor muyuz deseydim? Her dinlediğimizi işitiyoruz, ama her işittiğimizi dinlediğimiz kesin değil. İşitme kulağın işi, dinleme iradenin işi. İşitmek için çaba sarf etmiyoruz ama dinlemek yoğunlaşma istiyor. Birisini taraf olmadan işitirsiniz ama dinlemeniz için muhatap olmak zorundasınız. Muhatap olmak; yönelmek, zaman ayırmak ve tam tabiri ile kulak kesilmek demek. Okurken, içimizde…