Türk Dil Kurumu’ndaki ilk anlamına göre normal; “aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum; kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun” olarak tanımlanmış. Aşırılığın olmaması ve uygun olmak en göze çarpan özellikleri normal olmanın. Peki, kime göre uygun? Aşırı ile normalin
sınırları nerede belirleniyor? Bu sorular bir zaman öncesine kadar pek de kafamı meşgul etmemişti açıkçası. Çünkü zaten çoktan karar verilmişti ve normal ile deli birbirinden ayrıştırılmıştı. Normal olanlar dışarıdaydı, deli olanlar ise hastanede; duyunca bile rahatsız olduğumuz Akıl Hastanesi’nde. Sana Gül Bahçesi Vadetmedim kitabını okuyunca normal ve deli/akıl hastası kavramları benim için sorgulanır hale geldi. Joanne Greenberg’in Sana Gül Bahçesi Vadetmedim kitabındaki başkarakter Deborah da normal olmayanlar kategorisinde görüldüğü için akıl hastanesine yatırılıyor. Bu psikolojik roman kimlik problemi, yabancılaşma, aidiyet, ailenin birey üzerindeki etkisi gibi pek çok açıdan tahlile açık olsa da asıl vur…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol