eliyle okşaya okşaya okuduğu takvim yaprakları, yatsı namazıyla uykuya dalıp sabah namazıyla tüm evi uyandırışları, zaten halihazırda meyve ağaçlarıyla dolu avlusuna bir fidan daha ekerken “kimse yemez ise kuşların da canı var, onlar yer” diye iyiliğe niyet edişleriyle nasihatleri aklımda mıh gibi yazılı dedem... Dalları Gökte Bir Ağaç’ın kapak tasarımıyla ilk karşılaştığımda zihnim bu anılarla doldu taştı. Bir ağacın gölgesinde, yoluna arkadaş olmuş değneğine dayanarak oturan, uzun bir yolu kat etmesi –ki buna hayat diyebiliriz- sebebiyle yorgunluğu her halinden belli bir silüet... Kalbime tesir eden bu görselin içimde yaktığı ateşi harlayan şey ise kitabın ilk sayfalarında saklıydı. Taha Kılınç giriş kısmında…