inşa edebilirler. Toprağından uzaklarda, aşina olmadığı iklimlerde yaşamaya çalışan insanlar ise görülmez, duyulmaz ve en önemlisi kendilerini inşa edemezler. Jamaikalı bir anne ve Britanyalı bir babanın kızı olan Zadie Smith’in İnci Gibi Dişler romanı tam bu noktada sömürge ülkelerden Londra’ya göç eden ve aidiyet sorunu yaşayan insanları, Jones ve İkbal aileleri üzerinden okuyucuya aktarır. Romanın isminde ve içeriğinde kökleri sembolize eden “diş” metaforu sürekli olarak kullanılır. Nasıl ki kimlik gelişimi ve birey olma süreci köklere dayanıyorsa, dişlerin de kökleri vardır. Esas mesele ise dişlerin kökten ya da açıkta kalan kısımlarından da çürüme ihtimali olduğu gerçeğidir. Roman boyunca bu çürüme potansi…