rağmen çocukların ya da gençlerin felsefeye olan ilgisi görmezden gelinebiliyor, sorulan sorular hızlıca geçiştirilebiliyor yahut “fazla sorgularsa Ateist olur maazallah” denilerek tefekkürün önüne bütünüyle set çekilebiliyor. Dinler kabul ettikten sonra şüphe istemez. İman da esasında aklın değil, kalbin meselesidir. Bizler Elhamdülillah Müslüman olarak doğan insanlarız, İslam bizim topraklarımızda kültür haline gelmiş durumda. Fakat nasıl ki İbrahim (as) Allah’tan ölüleri diriltmesini dilemiş, Allah Teala “Ne o, yoksa buna inanmadın mı?” buyurduğunda ise kalbinin tatmin olması için istediğini açıklamıştı (Bakara, 260), biz de kalbimizde itminanın güçlenmesi için alemdeki ahenk ve bütünlüğe bakarak, sorgulayar…