birlikte yüklenen çelişkilerimiz, bizi bir ömür boyu iyilik ve kötülüğün hengamesinde yorar ve yoğurur. Adına “hayat” dediğimiz o nefes alıp verme devinimini sürdürdüğümüz müddetçe birçok çelişkiye prangalı kalırız. Yaşamak ve ölmek, gitmek ve kalmak, aşık olmak ve olmamak… Bu prangalardan kurtulmak pek de kolay bir iş değildir. Çünkü yüzme bilmeden derine balıklama atlamak gibidir yaşamak. Her kötü olayda isyan ettiğimiz nefesimizden bir yudum daha alabilmek için çırpınır dururuz o an. Çoğumuz bu çırpınıştan vakit bulup da prangalara bağlı olduğunun dahi farkına varamadan göçüp gider bu dünyadan. Farkına varabilenler, bir tevafuk eseri nefsini yenme gücünü bulup aklı ve kalbi arasında bir çizgide durmayı başar…