Ali Teoman’ın Cafe Esperanza’sını okuduğum zaman karar verdim cafeleri yazmayı; cafelerde yazmak öteden beri en sevdiğim ritüellerim arasında zaten. Kitaptan bir bölüm: “Cafe Esperanza’nın baktığı taş döşeli büyük meydanın ortasında fıskiyeli bir havuz (havz-ı hayal ya da Sait Faik’in havuzu mu? E.Y.)

Tam metin abonelikle açılır

Yazının devamını okumak için abone olun.

Abone ol