kapitalizm, ölüm, psikopolitika, şeffaflık, şiddet, yorgunluk ve zaman gibi ateş hattının içinde yer alan kavramları hırpaladığı, bu kavramları en azından şimdilik bir kenara bıraktığı bambaşka bir kitabı var artık dilimizde: Yeryüzüne Övgü. Han bu kez dairede, merkezde, tribünde ya da sahada değil, bahçelerde. Böceklerin, çiçeklerin ve tabiatın kendisine sunduklarını büyük bir şükürle kabul ederek, olabildiğince sade biçimde yorumluyor zihnindeki kainatı. O ne kadar şaşırıyorsa, okur da o kadar şaşırıyor. Tüm dünyayı etkileyen bir salgın sebebiyle hepimizdeki ölüm dürtüsünün hararetlendiği şu zamanlarda, üstelik bu dürtüye dair yazdığı kitapla sinemize ciddi bir metafizik gerilim zerkeden Han, şimdi ne yapmak…