eden bu bakış, aslında bugün neden hâlâ düşünemediğimizi; düşünce üzerinde yeteri kadar kalamayışımızı da açıklamaktadır. Bugün mesele düşünememek değil; sessizliğe, yavaşlığa ve kesintisiz dikkat haline katlanamamaktır. Zaten modern dünya düşünceyi yasaklamıyor ama onu sürekli meşgul ederek biz farkında olmadan etkisizleştiriyor. Varlık Sancısı Olarak Düşünmek Düşünmek bu yüzden salt bir zihin faaliyeti değil, bir var olma disiplinidir. Zira Martin Heidegger’in insanın ontolojik olarak dünyaya “atılmış” olma hali olarak tanımladığı geworfenheit, düşünceyi kaçınılmaz kıldığı kadar zahmetli de kılıyor. Düşünce, güvenli ve hazır konfor alanlarında değil; belirsizlikle yüzleşildiğinde, kırılganlık kabul edildiğind…