Yürüyüşe çıkmadan önce borçlarımı ödemeli, sevdiklerimi bir daha görmemeye kendimi hazırlamalı, vasiyetimi yazmalıyım. Ama kastım H. D. Thoreau’nun kutsal hac yolculuğuna öykünerek sınırlarını çizdiği yürüyüş değilse, sadece rahat ayakkabılar giymem de yeterli olabilir. Henry David Thoreau’nun Yürümek adlı denemesi Kapı Yayınları’ndan Selma
Aksoy Türköz çevirisiyle okuyucuyla buluştu. Bu eserde Thoreau, yürüyüşü "fiziksel bir aktivite olmaktan ziyade soylu bir sanat, içsel yabanıl bir yolculuk" olarak ifade ediyor. Yolculuğun mental anlamda yararlı olması için dönüşü olmayan sonsuz bir maceraya atılırcasına olması gerektiğini savunuyor. Günde en az dört saat yürüyüş yapan yazar, evlerinde pinekleyen insanları anlamakta zorlandığını hatta bu vaziyetten dolayı intihar etmedikleri için az da olsa onları takdir ettiğini söylüyor. Kitabı okurken yazarın imalarından ve bu eyleme yüklediği soylu anlamlardan ötürü ben de uzun yürüyüşler yapmak istiyorum. Fakat kitapta anlatılan yumuşak zeminli parkurda egzersiz olarak yapılan yürüyüş değil. Bir deve gibi…
Tam metin abonelikle açılır
Yazının devamını okumak için abone olun.
Abone ol