sebep olduysa da, bir Ahmet Özhan parçasının bende bıraktığı tesir çoğu kişide görülmez sanıyorum. Hayatımın erken dönemlerinden beri en aydınlık ve en karanlık anlarına temas edebilen bir dost, bir teselliydi müzik benim için. İlk müzik aletini boynuna astığı tenekeden yapan Sedat Anar için de müzik, çocukluktan aşina olduğu bir yoldaş. Dedesinin türküleri, koyun güderken çıkarmaktan zevk aldığı tuhaf sesler, cenazelerde işitilen ağıtlar, bedenleri zikrin ahengiyle salınan dervişler…Yalnızca sesin değil, sessizliğin de müzik olduğu o yaşlarda keşfediyor Anar. Kuzeni Sare’nin sessiz dünyasına merakla başlıyor ilgisi. Çocukça bir keşif, Tebriz yollarına kadar uzanıyor, “sesimi, ruhumu santurla terbiye ettim” diy…