önüne “bir mesele olarak İslam”ı koymuştur. Batılılaşma, tüm veçheleriyle toplumu, ekonomiyi, siyaseti ve en nihayetinde bunların bir tezahürü olarak kamusal alanı etkilemiştir. Batılılaşma sürecimizi bir macera olarak nitelemek elbette bir seçim, benim bu seçimi yapmaktaki maksadım ise mezkur sürecin bu topraklarda derli toplu bir dönüşümden ziyade giderek daha çarpık bir toplum ve kültür oluşturmasıdır. Cumhuriyetin ilanından sonraki süreçte, mevcut vaziyet daha da çetin bir hal almış ve elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen bir adam misali “bir mesele olarak İslam”ı da ne yapacağımız giderek daha büyük bir soru işaretine dönüşmüştür. "Kalbime Döneceğim, Ama Hangi Yolla?" 50’li yıllarla beraber, kamusallığ…