tanışmak için yollara düştük. “Mantar bulmakta ne var, elimizle koymuş gibi hemen buluruz,” diyerek ormanın zuhurata açık çetrefilli patikalarına koyulduk. Bir yıldızın kayması kadar kısa bir sürede de hıncahınç doldurduğumuz poşetlerle akşam kalacağımız yere döndük. Derme çatma yayla evine kurtların gelmemesi için ördüğü dikenli telleri sağlamlaştırmaya çalışan Göksunlu ev sahibimize, “Ooo, aferin maşallah!” bekleyen bakışlarımız eşliğinde “Akşam yemeğimizi çıkarttık inşallah?” dedik. O ise soruyu yanlış bilen öğrencisini kırmamak için gülmemeye çalışan öğretmen edasıyla önce poşetlere sonra bize baktı ve elindeki kerpetenle tellerin kopan kısımlarını birleştirmeye devam etti. Belli ki alışmıştı gezginlerin “B…